Organik Kimya Nedir




Organik bileşikleri inceleyen ilim dalıdır. Organik bileşikler C bileşikleridir. Bununla beraber CO, CO2 ile bunların türevleri, H2CO3 organik bileşik sayılmaz. XIX. yy kadar organik bileşiklerin sentezi yapılamamış bunlar sadece canlı organizmalardan elde edilmiştir.1828 yılında alman kimyacı F. WÖHLER (1800–1882) amonyum siyanatı ısıtarak organik bir bileşik olana üreyi elde etti.

Organik bileşikleri inceleyen ilim dalıdır. Organik bileşikler C bileşikleridir. Bununla beraber CO, CO2 ile bunların türevleri, H2CO3 organik bileşik sayılmaz.

XIX. yy kadar organik bileşiklerin sentezi yapılamamış bunlar sadece canlı organizmalardan elde edilmiştir.1828 yılında alman kimyacı F. WÖHLER (1800–1882) amonyum siyanatı ısıtarak organik bir bileşik olana üreyi elde etti. O zamana kadar üre sadece hayvan idrarından elde edilebiliyordu. Daha sonraları Kolbe elementlerinden asetik asiti, Berthelot metan gazı ve formik asiti sentez etmiştir. İsveçli kimyacı Berzelius’un önerisi ile organik maddelerle ilgilenen kimya dalına organik kimya adı verildi.

ORGANİK KİMYA NEDİR VE NEDEN ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR


Tüm canlı organizmalar organik kimyasallardan oluşmuştur. Saçlarımızı, derimizi ve kaslarımızı oluşturan proteinler, genetik yapımızı belirleyen DNA, yediğimiz meyve sebze, giydiğimiz elbiselerin birçoğu ve hastalandığımızda kullandığımız ilaçların hepsi, organik açıdan kimyasal maddelerdir. Günlük yaşantımızda çok kullanılan aspirin söğüt yaprağından, penisilin peynir küfü mantarından, sabunlar yağlardan elde edilir. Bu açılar göz önünde bulundurulduğunda canlılarla ilgilenen herkesin temel bazda da olsa organik kimya bilmek zorunda olduğunu söyleyebiliriz.

ORGANİK KİMYANIN KONUSU NEDİR


Organik kimya karbon bileşikleri kimyası olarak da anılır. Çünkü tüm organik bileşiklerde temel atom C dur. Organik kimyanın konusunun çok geniş olmasının nedeni C yaptığı çeşitli bağlanmalardan ve izomeriden kaynaklanır. Bitki, hayvan, ya da mikroorganizmalar ile ilgili tüm alanlar organik kimyanın temel ilkelerine dayanır. Yine yaşamımızda büyük önem taşıyan ilaçlar, plastikler, sentetik boyalar, deterjanlar organik kimyanın kapsamına girer.

ORGANİK VE İNORGANİK BİLEŞİKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI


İnorganik Bileşikler


1. İnorganik bileşiklerde 104 elementin hemen hemen hepsi yer alabilir.
2. İnorganik bileşiklerin sayısı yüz binler ile ifade edilirken;
3. Genellikle iyonik bağlıdır.
4. Tepkimeleri genelde hızlı ve tek ürünlüdür.
5. Tepkimeleri genelde katalizör gerektirmez ve iyonik mekanizma üzerinden yürür.
6. Erime ve kaynama noktaları genelde yüksektir.
7. Kolay yanıcı değildir.
8. İnorganik çözücülerde çözünürler.

Organik Bileşikler


1. Organik bileşiklerde bulunabilecek elementlerin sayısı 20 geçmez. Bunlar içerisinde en çok yer alanlar C, H, O, S, N, Cl, Br, I, F, P, Ar ve silisyumdur.
2. Organik bileşiklerin sayısı milyonlar ile ifade edilir. Teorik olarak sonsuz sayıda organik bileşik yapılabilir.
3. Organik bileşikler kovalent bağlıdır.
4. Tepkimeleri genelde yavaş ilerler ve ana ürün yanında yan ürünler de oluşur. Mesela sabun eldesi saatler alır.
5. Organik tepkimeler katalizör gerektirebilir ve çeşitli mekanizmalar üzerinden yürür.
6. Erime ve kaynama noktaları düşüktür.
7. Genellikle kolay yanarlar.
8. Organik çözücülerde çözünürler.

ORGANİK BİLEŞİKLERDE C, H VE O ARANMASI
C ve H ARANMASI:

Kuru ve toz halindeki organik madde örneği yaklaşık sekiz katı CuO ile karıştırılıp tüpe konur ve ısıtılır. Organik maddede H varsa tüpün soğuk kısımlarında su damlacıkları görülür. Çıkan gazın kireç suyunu bulandırması madden yapısında C olduğunu gösterir.

Organik Madde + CuO CO2(g) + H2O(g) + Cu(k)

AZOT ARANAMSI
Bir deney tüpüne organik madde koyup NaOH ile karıştırıp ısıtılır. Keskin bir amonyak kokusu duyulur. Tüpün ağzına ıslak kırmızı turnusolü tutulur ve renk maviye dönüşürse N vardır denir.

Ya da organik madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse azot, sodyum siyanüre dönüşür. Daha sonra bu tüpten alınan örnek başka bir tüpte demir (II) sülfat çözeltisiyle kaynatılır ve HCl ile biraz asitlendirilir. Demir (III) klorür ilave edilir. Berrak çözeltide mavi bir çökelti oluşması azotun varlığını gösterir.

6 NaCN + FeSO4 ----> Na4[Fe(CN)6] + Na2SO4
3 Na4[Fe(CN)6] + 4FeCl3 -----> Fe4[Fe(CN)6]3 +12 NaCl

KÜKÜRT ARANMASI
Organik madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse kükürt, sodyum sülfüre dönüşür. Süzüntüden alınan örnek bir tüpte asetik asit ile asitlendirilir ve kurşun asetat elde edilir. Siyah renkli çökeltinin oluşması kükürdün varlığını kanıtlar.

Na2S + Pb(CH3COO)2 ---------> PbS (siyah) +2CH3COONa

HALOJEN ARANMASI
Organik madde cam tüpte ufak bir parça metalik sodyum ile eritilirse halojen, sodyum halojenüre dönüşür. Süzüntüden alınan örnek bir tüpte seyreltik nitrik asit ile asitlendirilir ve AgNO3 ilave edilir. Beyaz çökelek Cl, açık sarı çökelek Br ve sarı renkli çökelek I varlığını gösterir.

NaCl + AgNO3 ----------> AgCl (beyaz) + NaNO3
NaBr + AgNO3 ----------> AgBr (açık sarı) + NaNO3
NaI + AgNO3 ----------> AgI (sarı) + NaNO3

OKSİJEN ARANMASI
Oksijen elementi doğrudan aranmaz.

ORGANİK KİMYADA FORMÜL KAVRAMI
Organik kimyada, üç çeşit formülden bahsedeceğiz.

1. Basit Formül: Bir bileşiğin moleküllerinde bulunan atomların türünü ve en küçük oranlarını gösteren formüldür. Bu formül bileşik kakında kesin bilgi vermez.

Soru: Bir organik bileşiğin 6 g yandığında 8,8 g CO2, 3,6 g su oluştuğuna göre bileşiğin basit formülü nedir? (CH2O)
Soru: C ve H elementlerinde oluşan bir bileşiğin 4,4g yandığında 0,3 mol CO2 gazı oluştuğuna göre bu bileşiğin basit formülü nedir?(C=12, H=1) (C3H8 )
Soru: Bir bileşiğin 3g yandığında 0,2 mol CO2 ile 0,3 mol H2O oluştuğuna göre bileşiğin basit formülü nedir? (CH3)
Soru: Bir organik bileşiğin 4,6g yakıldığında 0,2 mol CO2 ile 0,3 mol H2O oluşuyorsa bileşiğin basit formülü nedir? (C2H6O)
Soru: Kütlece %80 C, ve %20 O içeren bileşiğin basit formülü nedir?

Bileşiğin formülü CxHy olsun. 100 g bileşikte;

nC=80/12=20/3 mol, nH=20/1=20 mol, C20/3H20=CH3

Soru: Bir organik bileşiğin 4,4 g yandığında 7,2 g su oluştuğuna göre bileşiğin basit formülü nedir? (C3H8)



2. Molekül Formülü: Bir bileşiğin bir molekülünde bulunan atomların gerçek sayılarını gösterir. Bu sayede atomların türü ve sayısı, basit formülü, elementin % bileşimi bulunabilir. Bir bileşiğin molekül formülünün bulunabilmesi için basit formülü ve mol kütlesinin bilinmesi gerekir.

Molekül formülleri basit formüllerin tam katlarıdır. Yani;

(Basit Formül)n =Molekül Formülü

Soru: Genel formülü CnH2n+2O olan bir bileşiğin 0,2 molü yakıldığında 0,8 mol su oluşmaktadır. Buna göre bileşiğin molekül formülü nedir? ( C3H8O)
Soru: organik bir bileşiğin 0,2 molünü yakmak için 5 mol hava gerekiyor. Oluşan su 14,4g ve CO24H8O2) mol sayısı da suyun mol sayısına eşit olduğuna göre bileşiğin molekül formülü nedir? (C
Soru: C ve H atomlarından oluşan organik bir bileşikte; H atomlarının sayısı C atomlarının iki katıdır. Bileşiğin NK da özkütlesi 2,5g/l olduğuna göre bileşiğin molekül formülü nedir?

Bileşiğin bir molünün kütlesi;
2,5x22,4= 56g
(CH2)n=56 ise (12+2)n=56 n=4 ve molekül formülü C4H8 olarak bulunur.

3. Yapı Formülü: Molekül formülleri atomların nasıl bağlandıklarını göstermez. Atomların birbirlerine bağlanış şekillerini yapı formüllerinden öğreniriz.ORGANİK BİLEŞİKLERDE İZOMERİ
Molekül (kapalı) formülleri aynı, yapı (açık) formülleri farklı olan bileşiklere izomer bileşikler denir. İzomer bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır. Örneğin propil alkol ve metil etil eterin molekül formülleri aynı fakat yapı formülleri, kimyasal- fiziksel özellikleri farklıdır.

SAFLAŞTIRMA VE SAFLIK KONTROLÜ



1. KRİSTALLENDİRME:
Saflaştırılacak maddeyi soğukta az sıcakta çok çözebilen bir çözücü seçilir. En fazla kullanılan çözücüler su, metanol, etil alkol, aseton, etil asetat, petrol eteri ve benzen gibi çözücülerdir. Gerektiğinde çözücü karışımları da kullanılabilir. Saflaştırılacak maddenin bu çözücüde yüksek sıcaklıkta çözeltisi hazırlanır. Sıcakken süzgeç kâğıdından süzülerek çözünmemiş maddeler uzaklaştırılır. Gerekirse süzme esnasında hunide ısıtılabilir. Çözelti dinlenmeye ve soğumaya bırakılır. Soğukta çözünürlüğü az olan madde kristaller halinde ayrılmaya başlar. Kristalleşme tamamlanınca Buncher hunisinden süzülür. Huni üzerine toplanan kristaller soğuk çözücüyle yıkanır ve kurutulur. Kristalleşme madde istenilen saflığa gelinceye kadar tekrarlanır.

2. SÜBLÜMLEŞTİRME:
Erime noktasının altında, önemli derecede buhar basıncına sahip katı maddelere uygulanabilen bir saflaştırma yöntemidir. Naftalin, benzoik asit, antrasen, kamfor, hegzaklor etan ve iyot bu yöntemle saflaştırılabilir. Katı madde porselen kapsül içine yerleştirilir. Üzerine ince delikli bir süzgeç kâğıdı konur. Kâğıdın üzerine boyun kısmı cam pamuğuyla kapatılmış huni konur ve erime noktasının altında yavaşça ısıtılır. Süzgeç kâğıdının deliklerinde yükselen buharlar huninin soğuk yüzeyi üzerinde kristaller halinde ayrılır.

3. DESTİLLEME, DAMITMA:
Destilleme bir bileşiğin buharlaştırılıp, buharının soğutularak ayrı bir kapta yoğunlaştırılması esasına dayanır. Tek bileşilenli organik sıvının saflaştırılmasına basit destilleme, kaynama noktası farklı iki ya da daha fazla sıvı karışımının ayrılmasına ayrımsal (bölümsel) destilleme, bir çözeltinin kolay uçucu çözücüsünün uzaklaştırılmasına buharlaştırma denir.

Kaynama noktası düşük olan sıvılar atmosfer basıncında, kaynama noktası yüksek olan ya da kaynama noktası sıcaklında bozunan sıvıların düşük basınç altında sıvılaştırılmasına vakumda destilleme denir.

4. EKSTRAKSİYON:
Herhangi bir sıvı veya katı madde karışımında bulunan bir yada birkaç maddeyi bir çözücü yardımıyla ayırma işlemine denir. Ekstraksiyon için kullanılacak çözücü, karışımda bulunan maddeler ile reaksiyon vermemelidir. Küçük miktarda ekstraksiyon ayırma hunisi yardımıyla yapılır. Ekstraksiyon sonucu ayrılmış sıvı destilleme ya da kristallendirme ile saflaştırılır. Laboratuarda Soxhlet cihazı yardımıyla katı sıvı ekstraksiyonu yapılır.

5. KROMOTOGRAFİ:
Doğada az miktarda bulunan vitamin, hormon ve pigment gibi maddeleri yukarıda bahsedilen yöntemler ile saflaştırmak mümkün değildir. Kromatografi yöntemi, karışımı oluşturan maddelerden biri sabit (stationary phase) diğeri hareketli (mobile phase) iki faz sistemi arasında hareket ederken farklı derecelerde adsorpsiyon, dağılma ve iyon değişimine uğrayarak ayrılmaları esasına dayanır. Bu yöntemi ilk defa botanikçi M. TSWETT (1906) tarafından renkli bitki pigmentlerinin ayrılmasında kullanılmıştır.

KAYNAKLAR:
1. YEMENCİ, Selami; Kimya Lise 3, Başarı Yayınları,
2. BAÇ, Nurettin; Kimya Lise 3, Remzi Kitapevi, 1986 İstanbul
3. COMBA, Cemalettin; Organik Kimya Laboratuarı, MEY, 1999 Ankara
4. ÖKTEMER, Prof. Dr. Atilla; Organik Kimya Ve Uygulaması,MEY, 2001, İstanbul
5. ÖZERİŞ, Prof. Dr. Süheyla; Temel Organik Kimya; Güryay Matbaacılık, 1987 İstanbul
6. UYAR, Prof. Dr. Tahsin; Organik Kimya; Palme Yayıncılık, 1998 Ankara

Benzer Yazilar


01 | Kimya
05 | Organik
07 | Biyokimya

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

04 | Sıfat Sıfat
08 | Zamir Zamir
10 | Panel Panel

..:: Online Uyeler ::..

nedirogren.com - Toplumdusmani.Net - Bunedir.Org